5 Eylül 2011 Pazartesi

İncir Reçeli


2 kere izledikten sonra başka bir film izleyecekken hadi bir üçleyelim dedim. Sindire sindire çok fazla dikkatle izledim bu sefer. Çok açık konuşucam çünkü yorumlarda herkes çok açık ! 

İki salağın hikayesi diye bahsediyorlar. Condom kullanmayı akıl edememişler...
Film vizyona girdiğinde neden sinema salonları boştu şimdi herkesin dilinde deniyor...

Birincisi iki salağın hikayesi değil. O çok alıştığınız cinselliğe bağlı konulardan değildi yada Türkiyede sadece seks sahneleri konuşulduğu için bu şekilde üstüne çekmek istemeyen bir filmdi.

İkincisi sinema salonları doldurulmadı çünkü düşük bütçeli bir film olduğundan sayılı salonlarda yayınlandı. Ben gitmek için yırtınırken gidebileceğim hiç bir yerde film yoktu. 

Bir çok kişi bu filmden nefret etmiş ve vakit kaybı olarak görmüş. Tabiki sen ona belgeselde izletmeye kalksan yine vakit kaybı olarak görmesi ihtimali vardır ve normaldir. Her insan bir filmden yada hayatta başına gelen olaylardan ders çıkaramaz. 

Burda HIV virüsü taşıyan bir insanın biz insanlar tarafından nasıl itildiğini, nasıl dışlandığını anlatıyor. Artı dikkat çekmek istediği diğer yer erkeklerin hayat kadınlarıyla korunmadan olup, düşüncesizce eşlerine nasıl hastalık bulaştırabileceği ve masum bir bebeğe nasıl zarar verebileceğini anlatıyor. Kültür ve Turizm bakanlığının çektirdiği bu filmde asıl mesajı almak yerine condom peşine düşen zihniyete diyebileceğim tek şey bu filmi nerenle izledin diyerek aynı zihniyetle yaklaşmak olur??

Gelelim teknik olaylara...

Melike Güner çok başarılı bir oyunculuk sergilemiyor. Eğer bu filmde Halil Sezai Paracıkoğlu'ndan başka biri oynasaydı bu kadar etkili olur muydu bilmiyorum. Halil'in gerçekten dillere destan bir oyunculuğu var. Direk aklıma dizilerde şu beceriksizleri oynatıyorsunuz o kadar çok yetenekli oyuncular var ki onlar hep değersiz kalıyor. Sonrada Türk sineması bir yere gelsin istiyorsunuz!

Mekan seçimleri bütçeye göre çok iyi. Sahneler güzel bağlanmış, ışıkta hiç bir sorun göremedim. Sinema okumadım ama filmlerde olan karanlık görüntülerden nefret ederim görüntüler bana düzgün geldi rahatsız etmedi. Bana festival filmlerinin tadını yaşattı. Binlerce lira harcanan filmlerinde ne hallerde olduğunu biliyoruz.

Kimse kusura bakmasın... Üçlü seks ile başlayan bir filmde kendi kıçına güvenmeyen bir adamın aşkı bulduğu anda geri tepmesi ve hayatının kadınını kaybettiğini anladığı anda apışıp kalmasını anlatan filmi herkes bayıla bayıla izlemişti. Film bir mesaj verince, gerçek sevgi karışınca öğğğk-pühh-kaka oldu ! Hani diyorlar ya kafasına kuş sıçtı diye loto oynayan insanın, ağzına sıçtı diye başka bir insana aşık olması kaçınılmazdır diye aynı o muhabbet...

İncir Reçeli gelmiş geçmiş en iyi filmimiz midir ? Tabi ki hayır! İş düşük bütçeli, konu, oyuncular bakımından bakıldığında bence en kaliteli filmdir. Daha ne bekliyorsunuz ? Diğer oscarcıklarımız yanına bu yıl bir oscar daha ekleyemicez diye midir bu çemkirmeniz yoksa gerçekten şu basit mesajı bile alamayacak kadar olan yüzeysel insanlardan mısınız?

Hiç yorum yok: