28 Kasım 2011 Pazartesi

The Help


Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi !

1960'lı yıllar Amerikasında geçen film, mekanlar, kıyafetler, oyunculuklar, konu işleniş her şey ama her şey muhteşemdi. 

Uzun zamandan beri bu film internete düşse diye bekliyordum. Filmin zaten çok iyi olduğunu biliyordum ama maalesef ülkemizde gösterime girmeyecek bir film. Bu konudan dolayı zaten kızgınım. Çünkü genelde kaliteli filmleri değilde sadece gişeden yüksek kazanç yapabilme ihtimali yüksek filmler seçiliyor.

Ülkede yapılan siyah beyaz ayrımcılığına ve o zamanın şartlarına siyahi insanlar yönünden olayları izliyoruz. 1960'lı yıllar çok uzak zamanlar değil ! Yapılan herşey bana bile o kadar dokundu ki o zamanda yaşayan siyahi olan insanları düşünemiyorum bile. Hala tamamen bitmiş değil zaten o da ayrı konu...

Yaklaşık 2 buçuk saat süren film her detayıyla sizi yeterince doyuruyor. Mutlaka bulup izlemelisiniz !!

imdb : 8.1

27 Kasım 2011 Pazar

Super 8


Bu filmi merak ediyordum ama geç izledim. Bu aralar izlemeye bişiler pek vaktim olmuyor :( Şu blogu açmadan önce günde 3-4 allah ne verdiyse izlemeye vaktim olurken şimdi birden pattt durdum :)) 

Sonunda bişi izleyebildiğim bir gün oldu. Super 8 filmini sadece Steven Spielberg için izledim. Sevdiğim yapımcıların, senaristlerin yada oyuncuların olduğu filmleri ne tür olursa olsun izliyorum :)

Bilim Kurgu filmleri pek bana göre değildir. Dişi varlık olmamdan kaynaklanıyor olabilir :))) Bu filmi sonuna kadar güzel bir şekilde izledim çünkü çok beğendim. İlk başlarda pek umudum yokken fazla zaman almadan film hareketlendi. Özellikle tren sahnesi vardı ki sormayın dillere destandı !! Daldım gittim resmen ağzım açık bile izlemiş olabilirim :))

Filmde olan detaylar çocukların kısa film hazırlaması, o yaşlarda gelen deli kandan kaynaklanan cesurca hareketler, kendi içinde yaşadıkları dram, ilk aşkları vs ile birlikte aslında normal bir film kıvamında. İşin içine bilim kurguda eklenince yemede yanında yat haline girmiş. 

Grafikler, ses efektleri yine çok iyi olan bir filmdi. Filmin her detayından keyif aldım. Tavsiye edebileceğim güzellikte olan bu filmi izlemeyenler izlesin :)

25 Kasım 2011 Cuma

Vizyondan Seçmece


25 Kasım Cuma günü vizyona giren filmlerden ikisi bu hafta merak ettiklerim arasında yer alıyor. Tree of Life filmini daha önce izleyip yazmıştım zaten.

A Dangerous Method : Bu yılın en iddialı filmlerinden birisi. Ödül alır mı bilemem ama izlemeden aday olabilme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. O yüzden mutlaka izlemeliyim :)

The Ides Of March : Politik çekişmelerin olduğu bu tarz filmleri severim. Akıl oyunları ile dolu filmlerden her zaman zevk almışımdır. Umarım hüsrana uğratmaz :)

Fragmanlar aşağıdadır :)


24 Kasım 2011 Perşembe

Alacakaranlık Efsanesi : Şafak Vakti / Breaking Dawn


Bugün filme gitme fırsatını buldum. Hayır ayılıp bayıldığımdan değil meraktan benimki :)) Kitabını okuyup filmi beğenmeyenlerdenim. Gerçi kitap içinde binbir türlü kusur bulabilirim. Muhteşem bir seri değildi ama kitap daha iyiydi.

Ukalaca bazı insanlar kitabı olup okuyanların filmi beğenmediklerini söylüyorlar. Bu kesinlikle filme yansıtılmamış bir çok detaydan ve duygu eksikliğinden kaynaklanıyor. Bunu başarabilen bir çok filmi sevebilirim. Alacakaranlık maalesef yansıtamıyor. Herneyse ilk filmini ayıla bayıla izledim, ikincide esnedim, üçüncüde uyuya kalacaktım nerdeyse. 

Bu filmde büyük ihtimal uykum yoktu yada daha iyi gibiydi. Düğünden, balayından ve hamilelik kısmı çok detaylı olarak işlenmemiş. Filmde anlayamadığım bir kopukluk vardı çünkü hikayeyi sırf yetiştirelim ve para kazanalım diye bir çok detay atlatılmış, bir çok gereksiz detayda uzatılmıştı.

Sonunda Bella vampir oldu. İkinci bölümüne yine sinemada gidicem ama keşke bunu bekleseymişim internete falan düşmesini öyle acıdım yani verilen paraya :)) Çok fazla müdavimi değilseniz evinizde izleyin misss gibi. Sinemaya değmez :) Imdb puanı sanırım herşeyi anlatıyor. 7.7 puanı anca bizim Türkler verir şu filme zaten :))

Sinemalar.com : 7.7
imdb : 4.7

18 Kasım 2011 Cuma

Immortals / Ölümsüzler


Sonunda meraktan öldüğüm filmi izleyebildim bugün. Taze taze yazmak istedim heyecanımı kaybetmeyeyim diye :) Filmde ne ararsan vardı... Tanrılar, titanlar, insanlar, barbarlar :))

O yüzden konuyu seri bir halde işlemişler. Filmde hızın düştüğü sahneler çok az. Hep bir olay, hep bir aksiyon ! O yüzden izlerken sıkılmadım. Saçma bulduğum yerler olmadı mı? Oldu tabii ki :)) Özellikle kahin ile olan ilişkisi bi öpücüğe kanmalar falan :))) 

Herneyse çok beğendiğim filmler ile ilgili fazla detay vermiyorum. Bu da öyle filmlerden. Bi de mutlaka sinemada izlenmesi gerekenlerden. 3D ile muhteşemdi çünkü.

Filmde 300 Spartalı kalitesinden fazlasını yakalamak mümkün. Resmen görsel şölendi benim için. Özellikle ikinci yarı için söylüyorum. Son sahnelerde yer alan savaş sahneleri o kadar detaylıydı ki neye bakacağımı şaşırdım artık inceleyim herşeyi derken :Pp 

Grafikler ve ses efektleri özellikle filmin içine daha fazla çekiyor sizi. 

Athena'nın kucağa alınıp göğe çıkartıldığı sahne mi desem, çöküş mü, dalgalar mı, gökte olan savaş mı ... Bir sürü ama bir sürü detay... En önemlisi filmin devam edecek olması. Şansınız varken hala vizyondayken kaçırmayın derim ;)

Sinemalar.com : 6.5
imdb : 7.0

17 Kasım 2011 Perşembe

Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi Başlangıç


Bu aralar pek vaktim olmadığı için yazamadım bir türlü izlediklerimi. Sanırım birden yazıcam boş anımda. Bu kadar boş bırakmak istemediğim için sırasıyla yazayım bir tane film en azından :)

Maymunlar Cehennemi muhteşem serilerden bir tanesidir. Günümüz versiyonu çekilceğini duyduğum zaman çok heyecanlanmıştım. Ben zaten maymunları çok severim :))

Alzheimer hastalığının tedavisi için maymunlar üstünde deney yapılıyor. Bu deney sonucunda maymunların normalden daha zeki oldukları farkediliyor. İlerleyen zamanda sorun çıkaran maymunun aslında hamile olduğu ve annelik içgüdüsü ile kendini koruduğunu öğreniyorlar ama bütün maymunlar için ölüm emri çoktan çıkmıştır bir kere. Ceaser adında ki bu maymunu doktorumuz evine alıp götürüyor onun ölmesine izin vermiyor. 

Deneyler sonucunda ilaçtan o da etkilendiği için çok zeki bir maymun olarak dünyaya gelmiştir. Bunun her evresini, kişiliğini, kırılganlığını, bağlılığını film ilerledikçe izlemek mümkün.

Film ağır gitse bile detayları ile zenginleştirildiği için beni yeterince tatmin etti. Tek şikayetim grafiklerin çokta iyi olmamasından kaynaklanıyordu. İlk film bu kadar tuttuğuna göre ikinci filmde umarım grafikleri biraz daha ciddi şekilde sıkı tutarlar. 

Çok sevmeseniz bile bu tarz filmleri en azından bir fikir edinmek için bile şans verilmesinden yanayım. O yüzden tavsiye edebileceğim bir filmdir kendileri. Her ne kadar geç izlemiş olsam bile :))

Sinemalar.com : 7.3
imdb. 7.8

13 Kasım 2011 Pazar

Friends With Benefits / Arkadaştan Öte


Ne yalan söyleyeyim merakla bekliyordum bu filmi. Mila Kunis favorilerim arasında olan zaten taş hatun ! Justin'in oyunculuğuna hala alışamadım ama bu rol sanki ona daha bir gitmişti.

Filmin ortalarına kadar sadece yatak sahneleri mevcut diyebiliriz genel anlamda. Biraz daha devam etseydi filmin hiç bir şansı yoktu. Sonralarda filmi toparladılar ve romantik komediye dönebildi. 

Jamie karakteri ile kendime yakın hissettim. Sürekli neşesini ve vurdumduymazlığını kalkan haline getirmesi yönünden :) Muhteşem fiziğine tek kelime bile edemem. Film yerine şunlardan bahsediyorum düşünün artık :))

Bağlanmak yok teması altında işlenen bu konu zaten anca filmlerde olur. Zaten Jamie'de filmlerde ki gibi mutlu bir son istiyor ve sahip oluyor. Filmin içinde film isteğinin gerçekleşmesi anca bir filmde olur zaten :)

Filmin ortalarından sonra hoşuma giden yerler olmadı değil ama öyle aman aman çok güldürdü muhteşemdi demem. Bir daha da izlemem :) Mila bana Kate Hudson'ı hatırlattı. romantik komediye gerçekten yakıştırdığımı söyleyebilirim.

Sinemalar.com : 6.8
imdb : 6.6

9 Kasım 2011 Çarşamba

Beautiful Boy


Bayram dolayısıyla yazmaya fırsatım olmadı. Beautiful Boy dram olarak gayet iyi bir filmdi. Kimileri sıkıcı bulsa bile ben detaylardan hiç sıkılmadım.

Herşey üniversiteye yeni başlayan oğullarının okulunda 17 kişinin öldürülmesi ile başlıyor. Polisler oğullarının öldüğünü haber verdiklerinde asıl şok eden onları bu 17 kişiyi katleden kişinin kendi çocuklarının olduğunu öğrenmeleridir. 

Bundan sonra nasıl ayakta durduklarını, zaten yıkım aşamasında olan evliliklerinin nereye sürüklendiğini, kendi içinde yaşadıkları sorular ve hayata devam etme çabaları başarılı bir şekilde bizlere sunulmuş.

Film boyunca çocuğun bıraktığı cd de ne anlattığını, neden yaptığını öğrenemiyoruz. Filmde olan asıl nokta zaten çocuklarını en güzel şekilde hatırlamak istemelerinden kaynaklanıyor. Meraktan çatlamadım değil :)

Boş zamanınızda sevdiğiniz film türlerindense izleyebileceğiniz güzel bir film.

sinemalar.com : 5.9
imdb : 6.5