23 Kasım 2012 Cuma

The Shawshank Redemption | Esaretin Bedeli

Imdb sıralamasında yer alan en fazla puan almış filmlerin ilk 250 sırasını izlemeyi planlıyordum bir kaç yıldır. Bunun için gerekli ortamı bir türlü yaratamamıştım. Bir süre önce keşfettiğim film sitesi bana bu ortamı sağladı. Filmlerin sadece altyazılı olması muazzam bir özellik. Sitede sadece en iyi filmleri yayımlıyorlar. Bu yüzden Unutulmaz Filmler son zamanlarda rahatlıkla favorim diyebilirim. Bu site sayesinde listeyi kolaylıkla takip edip, filmleri baştan orjinal dille izleyebilirim. Türk sinemasının "gişe filmi" prensibiyle ilerlemesinden aşırı derece sıkılmış bulunmaktaydım. Çoğu film artık bana o istediğim tadı vermiyordu. Şimdi en iyi filmler ile geçireceğim uzun bir zaman var önümde. Filmle ilgili biraz detaya gireceğim izleyecek olanlar için sakıncalı olabilir :)

Daha önce izlemiş olduğum filmlerden olup, 9.3 ile en çok puanı alan Esaretin bedeli filmi ile başladım. Bir çok detayı hatırlamıyordum. Çünkü filmi izlediğim zaman belki liseye bile gitmiyordum :) Filmle ilgili en ilginç detaylardan birisi 1995 yılında 7 dalda aday olup hiç birini kazanamamış olması. 6 Oscar'ı imdb puan sıralamasında 20. sırada olan Forrest Gump filmine kaptırmasıdır. Film gösterime girdiği zaman beklenen başarıyı alamamıştır. Daha sonraları kıymeti bilinenlerden olup, geçmiş en iyi film seçilmiştir. Diğer bir detay ise kitabın orjinalinde Red karakterinin İrlandalı olmasıdır. Filmde Red (Morgan Freeman) İrlandalı olduğunu ama hiç siyahi İrlandalıya rastlamadığını söyleyerek kitaba gönderme yapar :) Siyahi bir İrlandalı yoktur ve tabii ki Red karakteri kitapta siyahi değildir :)

12 Ağustos 2012 Pazar

Presume Coupable | Guilty

Bir çok kişinin belki gözünden kaçırdığı ama çok iyi olan bir filmdir.  Dönemimizin en kötü hukuki hatası anlatılan bu filmde bir ailenin gerçek hikayesi anlatılmaktadır.

Kendi hallerinde yaşayan bir aileyken, işlemedikleri cinsel istismar suçu ile yakalanırlar. Ne kadar anlatmaya çalışsalar bile, bir türlü aksine inandıramazlar. Bir babanın, bir eşin çırpınışlarını Marecaux gözünden çok acı bir şekilde izliyoruz.

Bu olay, insan hakları ve gelişmiş hukuku ile Avrupa'nın parmakla gösterilecek ülkelerinden biri olan Fransa'nın, tarihine hukuksal anlamda leke sürmüştür.

Adaleti sorgulatan bir son ile bütün dramı iliklerinize kadar işliyor. Phillipe Torreton oyunculuğu ile muhteşem bir performans sergiliyor. Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim bir film.

imdb : 7.2
sinemalar : 7.7

22 Temmuz 2012 Pazar

LOL : Laughing Out Loud

Miley Cyrus antipatisi olan biri olarak bu film fikrimi değiştirmedi aksine daha çok antipati kazanmama neden oldu. Oyunculuğu çok kötü!

Boşanmış ailenin ergen çocuğu olarak karşımızda. Tipik liseli ergen filmlerinden zaten. Sevgilisinden ayrılır, müzisyen olan çocuğa aşık olur, inişler çıkışlar derken doğru düzgün bir sonu bile olmadan film biter.

Filmin sıkıcı olmasıyla klasik bir konuya sahip olması bütünleşince sonunu zor getirdim. 2008 yılı yapımı Fransız filminin tekrar çekimi olan bu film izlemesem bile orjinalini geçemeyeceğine eminim.

imdb : 2.5
sinemalar : 8.9

The Lorax | Loraks

Tamamen plastik bir şehirde yaşayan, 12 yaşındaki Ted'in aşık olduğu kız için gerçek bir ağaç bulmak için uğraşır. Bu sırada Loraks'ın hikayesi ile tanışır.

Grafikler çok keyifliydi. Güldüren yerleri oldu :) Merak ettiğim bir animasyondu. Sonunda izleme fırsatını yakalayabildim.

Diğer rakiplerine göre daha sakin ilerleyen ama altında bolca mesajlar içeren bir animasyondu. Düşük puan almasını sakin ilerlemesiyle, sıkılmış olan kitleden olduğunu düşünüyorum.

Ağaçları yok etmenin sonuçlarını çok daha iyimser bir şekilde vurgulamış. Verilen sözün tutulmazsa sonuçlarına katlanılması gerektiğini anlatıyor. Temiz havanın artık olmamasıyla işi ticarete dökmüş bir kötü adamımız var :) Özellikle çocukların mutlaka izlemesini istediğim bir animasyon. 



imdb : 6.5
sinemalar : 7.2

ATM

Filmin adından ve fragmanından anlaşıldığı gibi olay sadece ATM'de geçiyor. Bu tek mekanlı olan gerilim filmlerinden artık sıkılmaya başladım.

Olay bir parti sonrasında üç arkadaşın para çekmek için ATM'de durmasıyla başlıyor. Dışarıda yüzü görünmeyen adam tarafından dışarı çıkmalarına izin verilmiyor. Çıkan kişiyi ve etrafında gördüğü herkesi öldürüyor.

Film mantık hataları ile dolu ve tamamen zaman kaybıdır. ATM neden bu kadar ıssız bir alanda yer alıyor? Arabayı neden bu kadar uzağa park ettiniz onca boş alan varken? Olaylara verdikleri tepkiler, beceriksizce yangın çıkarma çabaları, su dolan ATM kapısını aralama teşebbüsünde bulunmamaları... gibi sayısız saçmalıkla dolu olan rezalet bir filmdi.

Canınız çok mu izlemek istiyor bu filmi? O zaman ciddi anlamdan harcayacak zamanınız bol demektir :) Kesinlikle uzak durmalısınız !


imdb : 4.8
sinemalar : 6.0

The Amazing Spider-Man | İnanılmaz Örümcek Adam

Örümcek adamın hikayesini bilmeyen kalmamıştır herhalde. Ben artık bu hikayeden sıkılmıştım ve filme şans vermeyi düşünmüyordum. İzledikten sonra memnun bir şekilde ayrıldığımı söyleyebilirim.

Öncelikle ben Emma Stone hayranıyım zaten :) Onun hatırına izlememin payı büyük. Andrew Garfield'ı pek sevmem ama filmde yadırgadığım pek söylenemez.

Örümcek adamı hep bir dramın içinde izlerken, esprili yanından ele almaları hoşuma gitti. Dram tabii ki var ama güldüğüm yerlerin olması ve daha doğal aktarılmasını sevdim.

Sonuç olarak diğer Örümcek adam filmlerinden daha çok sevdiğim kesin. Serinin devamını merak ediyorum. Beklediğimin kat kat üstündeydi. En azından şüphe duyanlara tavsiye edebileceğim :)


imdb : 7.6
sinemalar : 8.9

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Silent House | Sessiz Ev

Babası ve amcasıyla göl kenarında olan yazlık evlerini düzenlemek için giderler. Akşam olduğu zaman Sarah sesler duymaya başlar. Bununla birlikte gerilimli sahneler ile devam eder. Sonunda kendiyle ilgili sırları bulacaktır.

Konusu çok klasik olsa bile bu film mutlaka izlenmelidir. Çünkü diğerlerinden ayıran özelliği kesintisiz olarak tek çekimlik bir film olması, yani uzun metrajlı çekilen ilk korku filmi olması nedeniyle önemli bir yere ve ilke sahiptir.

Uruguay'da geçen gerçek bir olaya dayanan bu filmde izlerken farkı hissetmeniz mümkün. Kesilmeden anı anına el kamerasıyla çekilmiş gibi doğal görüntüler ile izliyorsunuz.

Bazılarına sıkıcı gelebilir, bazıları içinse filmde yaşatılan gerilim daha gerçekçi geldiğinden memnun kalabilirler. Elizabeth Olsen filmin altından çok iyi bir şekilde kalkmış. Bundan sonra işlerinin açılacağının garantisidir bu film :) İlk sinema filmi olduğunu eklemekte fayda var!

imdb : 5.2
sinemalar : 7.8

8 Temmuz 2012 Pazar

The Divide | Mahşer Günü

Nereden geldiği belli olmayan bir patlama ile New York yok olur. Bir grup insan binalarının bodrumuna inerek hayatta kalırlar.

Burada kapana kısılmış, açlık, susuzluk gibi bir çok sebeple artık içlerinde olan vahşiliği dışa vurmaya başlarlar.

Tamamen psikolojik gerilim olan bu filmi çok sevdiğim söylenemez. Yer yer sıkıldığım zamanlar oldu. Alışılmış bir konusu olduğu söylenebilir. O yüzden oyunculuklar bakımından konumlandırmak benim için daha doğru bir analiz olacaktır. Bu tarz filmlerden sıkılmaya başladım artık. Oyunculuklar gayet iyiydi. Hatta filmi kurtaran kısımı kesinlikle burasıydı.

Film 2 saat sürüyor. Bitsin diye bir ara dualardaydım :) Sonlara doğru artık nereye bağlayacaklar nasıl bitecek diye meraklandım da konsantre olabildim. Filmin başından beri gözümüzün önünde olan bir detayı bağlayarak bitirdiler. Fena değildi...

imdb : 5.9
sinemalar : 6.5

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Men in Black 3 | Siyah Giyen Adamlar 3

Siyah Giyen Adamlar filmini küçükken çok severdim :) 3. filmi geliyor dedikleri zaman merakla bekledim. Yorumlardan çok komik olduğunu hatta serinin en iyi filmi olduğunu okumuştum. O yüzden beklentim gayet yüksek olarak gittim.

Filmi izlerken anlamak için  Amerikan kültürüne yakın olmak ve geçen isimleri tanımak gerekiyor. Bu yüzden herkesin anlayabileceği espriler içermeyen ince dokundurmalar vardı. Bir Türk filmini izledikleri zaman nasıl bizim esprilerimizi ve dokundurdukları kişileri onlar anlamayacaklarsa bizim içinde aynısı geçerli olabilir. Sanırım bir kısmın filmi sıkıcı bulmasının nedeni bu.

Eğer bu seriyi sevenlerdenseniz izlemenizi tavsiye ederim. Filmde geçmişe yolculuk olduğundan tarihi bir olaya da değinmişlerdi. Neil Armstrong'un Ay'a seyahatine bir yandan tanık oluyoruz. Özellikle filmde sonunu bağlayış şekilleri beni memnun etti. 


Jemaine Clement'in canlandırdığı "Boris the Animal" karakteri favorilerim arasındaydı. Grafikler çok ketifliydi. Will Smith ne zaman yaşlanacak çok merak ediyorum :)

My Week With a Marilyn | Marilyn İle Bir Hafta

Colin Clark okulu bırakıp film sektörüne geçiş yapar. The Prince and the Showgirl filminin çekimlerinde bulunan Marilyn Monroe ile izlenimlerini günlüğüne aktarır.

Bu günlükte yazılanlar ile uyarlanan film Marilyn Monroe'nun o dönemde iç dünyasını, kişisel sorunlarını Colin'in gözünden izliyoruz.

Filmin zaman dilimi bir haftalık olduğu için normal filmlerde olan net bir son yok tabii ki. Ayrıca Marilyn'in inişleri çıkışları ile durağan ilerleyen bir şekilde. Bazılarınız için sıkıcı olabilir.

Marilyn Monroe olarak Michelle Williams için çok tartışıldı. Benim düşünceme göre Marilyn Rolü için bir başkası asla oynatılmamalı :) Kazandığı tüm ödülleri sonuna kadar hak etmiş.

Filmin sakin bir şekilde ilerlemesine rağmen psikolojik iniş çıkışları o kadar iyi canlandırmış ki filmin içine girememeniz için gerçek anlamdan bu tarz filmlerden nefret ediyor olmanız lazım. Fragmanından sonra Marilyn Monroe'nun filmden bir bölümünü ekledim. Dans ettiği bu sahne film içinde en unutulmazlar arasında benim için. Marilyn karakterini ne kadar iyi canlandırdığını izlerseniz çok daha iyi anlayacaksınız :)

Sinemalar : 7.6
imdb : 7.1



4 Haziran 2012 Pazartesi

Mirror Mirror | Pamuk Prenses ve Maceraları

Yine pazarlama taktiği ile verilen isim ile karşı karşıyayız :) Once Upon a Time dizisi ile başlayan Pamuk Prenses hikayesinin son durağındayım şimdilik.

Pamuk Prenses ve Avcı filmiyle sürekli kıyaslayıp durdum filmi. Öncelikle çocuklarınızla izleyebileceğiniz tam bir masal filmi olduğunu belirtmekte fayda var.

Kostümler, oyuncular çok iyiydi Pamuk Prenses masalına göre. Dekor çok fazla yapmacık durduğu için hoşuma gitmedi kesinlikle. Masalsı kullanmaya çalıştıklarına eminim ama yine de insan dönemin tüm teknolojilerinden yararlanılmasını bekliyor.

Kurgu olarak çok daha beğendim. Film diğerinin aksine bir şeyler eksikmiş yada bir olayı sadece göstermek için göstermiyor. Diğeri gibi sıkıcı olsa da akıcılık daha iyiydi. Çocukların çok daha rahat izleyeceği türden bir akıcılığa sahipti en azından.

Elma olayını sadece sonda kullanmaları hoşuma gitti. Macera klasik Pamuk Prenses macerasından biraz daha değişikti. Kraliçenin nefreti, alaycılığı çok daha iyi işlenmişti. Hollywood filminin sonunda Bollywood'a bağlaması ilginçti :)

Hala içinde küçük bir çocuk barındıran yetişkinler için iyi bir fantastik filmiydi. Özellikle çocuklar için çok daha iyi bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

imdb: 5.7

2 Haziran 2012 Cumartesi

Snow White And The Huntsman | Pamuk Prenses ve Avcı

Büyük umutlarla gittiğim filmden hüsranla ayrılmanın pişmanlığını duyuyorum. Keşke Prometheus filmine şans verseymişim dedim.

Grafikler, kostüm, dekor ve mekan seçimleri ile muhteşem görsellik sunduğu bir gerçek. Sadece bunun üstüne giderek bir şeyler yapılmaya çalışılınca ortaya yavan bir tadı olan kopuk bir film çıkmış.

Charlize Theron her zaman olduğu gibi yine muhteşemdi ama ben daha fazla onu izlemek isterken göremedim maalesef. Kristen'a gelirsek sıradan bir oyunculuk performansı sergiliyordu, aynı Alacakaranlık serisinde olduğu gibi. Pamuk prensesin verdiği masumiyet, umut, neşe Kristen'ın sıkılgan, bezgin mimiklerine kalmıştı sadece.

Film fantastik olabilir ama içinde bariz mantık hataları vardı. Prenses küçüklüğünden beri hücresinde kapalıyken birden çok çevik, hızlı, savaşçı birine dönmesi, savaşabilmeyi bilmesi çok saçmaydı. Avcı köye Prensesi bıraktıktan sonra köyden ayrılır. Bir sonraki sahne tüm köyün uykuya daldığı sahnedir. Kraliçe'nin askerleri saldırdığında Avcı geri dönebilecek kadar yakındı. Ya Avcı çok yavaş yürüyor yada Prenses çabuk uykuya dalabiliyor. Cücelerin şatoya girdikleri sahne faciaydı. Prenses Dük'ün oğlunu öperken bir önceki sahnede, elmayı yedikten sonra avcının öpücüğü ile uyanması aşırı saçmaydı. Karşılıklı saf aşk olduğu için büyü bozulmuyor muydu? Avcı ne alaka şimdi orada!? Askerin arkasından 6 cüce pıtır pıtır yürüyor, askerin ruhu duymuyor. Atın arkasına saklanıyorlar, kimse fark etmiyor gibi bir sürü saçma sahneler vardı.

Replikler az, Kristen ile oyunculuk kötü. Sonunda çıtır Prensesi dul orta yaşlı Avcıya aşık ettiler ya masalın suyunu çıkardılar artık resmen. Ne oldu genç yakışıklı Prense? Sırf bizleri şaşırtacaklar diye ne gereksiz bir değişiklik olmuş böyle.

Film kurgu bakımından çok kötüydü. Oscar için aday olsa olsa ancak kostümlerden, grafiklerden dolayı olur ötesi olursa bile hiç şansı olmadığı kesin. Tavsiye etmiyorum, oturun evinizde izleyin ileride :) Şu puanı verenlere şaşırıyorum şu anda! 9 mu allah aşkına ya!?

sinemalar : 9.0
imdb : 6.9

29 Mayıs 2012 Salı

Alcatraz

Ünlü hapishane Alcatraz'ı çoğunuz biliyorsunuzdur. Dizi burada olan suçluların tahliyesinin aslında öyle olmadığını anlatarak başlıyor.

Suçluların hepsi günümüzde yaşlanmadan teker teker geri dönüyor. Bunu bilen ekibimiz ise hepsini yakalayıp tekrardan hücrelerine kapatıyor. Bugüne nasıl geldikleri ise tamamen muamma gizem-polisiye dizisidir.

 Her bölümde başka bir suçlunun hayat hikayesini izliyorsunuz. İlk başta konusuyla sizi kendinize çekiyor. Çok büyük beklentiler içinde olmadan izlediğinizde sıradan bir polisiye dizisi halini aldığını göreceksiniz.

İlk sezonundan beklenen ilgiyi alamadığı için ikinci sezonu olamayacağı açıklandı. Sonucu beni çok şaşırtmadı zaten ben yazana kadar dizi tarih oldu diyebiliriz :)

imdb : 7.4

29 Nisan 2012 Pazar

The Cabin in the Woods / Dehşet Kapanı

Tüm korku filmi unsurlarını, katillerini düşünün hepsi bu filmde yer alıyor. Ben şu puanı nasıl aldığını düşünüyorum, düşünüyorum ama bulamıyorum. Çünkü gerçekten saçma bir filmdi.

Mantık hataları, olayların bağlanışı, sıradan karakterler ile vasatın ötesine geçemeyecek kalitede. Espriler iyiydi, güldüğüm yerler oldu. Filmin sonundan bahsetmiyorum bile zaten artık. Tam bir vakit kaybıydı benim için. Konu ile ilgili çok net bir şey söyleyemem çünkü bütün filmi anlatmam lazım :) Ondan ona, ondan ona bağlanılmış, konu fazlalığı yaşıyorsunuz.

Efektler, grafikler çok iyiydi. Ortada bir şeyler var ama her şeyi kattıkları için saçma sapan bir şey olmuş. En azından ben filmin sonuna kadar salondaydım, terk edenleri saymıyorum bile :)

imdb : 8.0
sinemalar : 7.6

Babycall / Ölümün Sesi

Eşinden çocuğuyla şiddet gören bir kadının devlete sığınmasını konu alan bir film.  Bu travmatik bir durum olduğundan dolayı anne çocuğunun üstüne fazlasıyla düşüyor. Hatta geceleri kabusla birlikte kalkıp çocuğunun yanında sürekli uyuyacak, dışarı çıkmasına izin vermeyecek derecede.

Sonunda alışveriş merkezinde gezerken bebek telsizlerini görüyor ve satın alıyor. Böylelikle artık ayrı uyuyabilirler nefes alış verişini duyarak. Telsize karışan başka frekanslardan dolayı çığlık sesleri, şiddetli kavgalar duymaya başlar.

Film sakin bir şekilde ilerliyor. Sanki bir kaç klasik gizem-gerilim filmlerini birleştirip sonuca bağlamışlar gibi. Çünkü tüm bu tarz gerilim filminin unsurlarını barındırıyor. Noomi Rapace oyunculuğu ile filmi kurtarıyor. 1,5 saat süren film bazılarına sıkıcı gelebilir. Çok kötü bir film değil ama çok iyi denilecek bir filmde değil. Vakit geçirmek için iyi bir alternatif.

imdb : 5.9
sinemalar : 7.9

Black Gold / Kara Altın

Ben çok sıkıldım klasik Amerikan filmlerinden diyorsanız hala vizyondayken kaçırmamanız gereken bir film olduğunu düşünüyorum. Film 2 saatten biraz fazla sürüyor o yüzden vaktinizin olduğundan emin olun :)

Amerikalıların petrolüne gözünü diktiği ilk zamanların Arabistan'ını anlatıyor. Petrolün bulunmasıyla çıkan anlaşmazlıklar, savaş, örf ve adet gibi Arap kültürüne yönelik bir çok detayı işlemişler.

Film akıcı bir şekilde ilerliyor kesinlikle. Özellikle dikkat ederek izlediğim diğer bir unsur ise taraflı olup olmadığıydı filmin ama öyle değildi. Savaş sahneleri, kıyafetler, dekor, mekanlar ile göz dolduruyordu tek kelimeyle.

Film hakkında çok fazla bilgi vermek istemiyorum çünkü izlenmeye değer güzel bir alternatif olduğunu düşünüyorum. Birbirini tekrar eden benzer yapımlardan iyice sıkıldığım şu günlerde farklı kültürleri, farklı bir olayı izlemek bana ilaç gibi geldi diyebilirim. Imdb puanına bakarsak kesinlikle haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bunun etkisi olarak ırkçı, dinsel yaklaşımlar olabilir. En azından 7 puanı hak ediyor.


imdb : 6.5
sinemalar : 7.3

Chronicle / Doğaüstü

Kronik yapıdan bahsederken bizimkiler yine Doğaüstü olarak isimlendirmiş. 3 arkadaşın yer altına giden bir çukur bulmasıyla başlıyor her şey. 

Gençlerin artık objeleri hareket ettirebilme gibi bir özelliği vardır. Ne kadar çok güçlerini kullanırlarsa o kadar daha güçleniyorlar. Andrew karakterinin hayatında olan dram gücünü ilk başta eğlence amaçlı kullanırken sonradan nefreti için kullanmaya başlıyor ve kendi arkadaş grubunda sorunlar ortaya çıkıyor.

Filmi bu araların trendi olan el kamerası çekimlerinden izliyorsunuz. Grafikler fena değil. İzlerken biraz rahatsızlık duyabilirsiniz. Film sakin ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Size nasıl bu duruma geldiklerini, gereksiz görünen ama aslında sonucu oluşturan detaylar ile işliyor. Film sonlara ulaştığında sürükleyici bir biçimde izliyorsunuz. Bilim kurgu severler için gayet iyi bir filmdi.

imdb : 7.4
sinemalar : 8.0

27 Nisan 2012 Cuma

The Vow / Aşk Yemini

Konusuna göre filme isim verilmesinden vazgeçemiyoruz bir türlü. The Vow maalesef vow dedirtmedi.

Filmin konusunun gerçek bir hikayeden esinlenilmesinin yanında, Rachel'ın akıllardan silinmeyecek "The Notebook" filminin gazıyla, ehh birazcıkta fragmanın kandırıkçılığı ile kanılıp gidilen bir filmdi. Romantik filmlerin prensesi Rachel McAdams için fazla bir misyon yüklenmemişti. Tüm filmi sırtlayan kesinlikle Channing Tatum olmuş.

Filmde anlatılan aşk olması gerektiği gibiydi. Öyle muhteşem, mucizevi bir aşk izlemediğimiz kesin. Filmin sonuna geldiğimizde o yavan tadı ile bitti mi şimdi sorusu aklımdan geçti. Bende bekliyorum hüngür sümük ağlıcam, güzeldi behh nidaları ile salondan ayrılıcam. Filmin adının replikler arasında geçmesi gayet iticiydi. Hala bu espri kullanılıyor mu yahu?

Kısacası vasattın The Vow, iyiydin Channing Tatum...

imdb : 6.5
sinemalar : 6.0

23 Nisan 2012 Pazartesi

Jane by Design

Jane moda dünyasının hayalleri ile yaşayan lise öğrencisidir. Ailesini kaybetmiştir ve sadece abisiyle yaşamaktadır. Abisinin işsiz olması maddi açıdan sıkıntıya girmelerini sağlamıştır. Staj için iş başvurusunda bulunur ve şansına asistan olarak işe girer. Bir sorun vardır. Kimse Jane'in lise öğrencisi olduğunu bilmemektedir.

Orta kalitede olduğunu söylemek mümkün. Alternatifim olmadığı gecelerde uyumadan önce bir bölüm izleyeyim dediğim çerezlik dizilerimden. İçinde mantık hatalarını görmezseniz, Jane'in sürekli dört ayak üstüne düştüğünden sıkılmazsanız uyku bastırdığında mis gibi izleniyor. Çok daha genç (lise öğrencileri gibi) ve modayı seven bir kesime hitap ettiği kesin.

imdb : 6.8

The Awakening / Öbür Dünyadan

Savaş zamanı kayıplar nedeniyle herkes ruhlarda teselliyi ararken, bu durumdan yararlanan sahtekarların oyunlarını açığa çıkartıyordur Florence. Ruhların çocuklara göründüğü şikayetiyle eski bir okuldan davet gelir. Florence daveti kabul eder ama iş beklediği gibi sahtekarlık çıkmayacaktır.

Her zaman olduğu gibi kendine güvenen bir kadının yanıldığını anlatan klasik filmlerden biri. Film bittiğinden beri şunu yazarken bile ben böyle bir film izlemiştim ama hangisiydi etkisinden çatlamak üzereyim. Sonunda küçük bir şaşkınlık veren olay meydana gelir. Çok fazla gerilim-korku filmi izleyenlerdenseniz o küçük şaşkınlığı bile yaşayamamanız mümkündür.

Film çok fazla ağır işliyor. Bu yüzden sıkılma yada filmden beklediğinizi bulamama riskiniz fazla. Korku filmi diye kesinlikle izlememelisiniz :) Beklentinizi düşük tutup, sıkılmayacağınız bir günde izlemenizi tavsiye ederim. Rebecca Hall oyunculuğu ile göz dolduruyordu. Filmin belki de en çekilen kısmı Rebecca sayesindeydi. Benim için ne 8 puanı bırakın 6'yı bile hak etmiyor. Zorlasan 5.5 diyebilirim.



imdb : 6.5
Sinemalar : 8.0