Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2012 Pazar

ATM

Filmin adından ve fragmanından anlaşıldığı gibi olay sadece ATM'de geçiyor. Bu tek mekanlı olan gerilim filmlerinden artık sıkılmaya başladım.

Olay bir parti sonrasında üç arkadaşın para çekmek için ATM'de durmasıyla başlıyor. Dışarıda yüzü görünmeyen adam tarafından dışarı çıkmalarına izin verilmiyor. Çıkan kişiyi ve etrafında gördüğü herkesi öldürüyor.

Film mantık hataları ile dolu ve tamamen zaman kaybıdır. ATM neden bu kadar ıssız bir alanda yer alıyor? Arabayı neden bu kadar uzağa park ettiniz onca boş alan varken? Olaylara verdikleri tepkiler, beceriksizce yangın çıkarma çabaları, su dolan ATM kapısını aralama teşebbüsünde bulunmamaları... gibi sayısız saçmalıkla dolu olan rezalet bir filmdi.

Canınız çok mu izlemek istiyor bu filmi? O zaman ciddi anlamdan harcayacak zamanınız bol demektir :) Kesinlikle uzak durmalısınız !


imdb : 4.8
sinemalar : 6.0

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Silent House | Sessiz Ev

Babası ve amcasıyla göl kenarında olan yazlık evlerini düzenlemek için giderler. Akşam olduğu zaman Sarah sesler duymaya başlar. Bununla birlikte gerilimli sahneler ile devam eder. Sonunda kendiyle ilgili sırları bulacaktır.

Konusu çok klasik olsa bile bu film mutlaka izlenmelidir. Çünkü diğerlerinden ayıran özelliği kesintisiz olarak tek çekimlik bir film olması, yani uzun metrajlı çekilen ilk korku filmi olması nedeniyle önemli bir yere ve ilke sahiptir.

Uruguay'da geçen gerçek bir olaya dayanan bu filmde izlerken farkı hissetmeniz mümkün. Kesilmeden anı anına el kamerasıyla çekilmiş gibi doğal görüntüler ile izliyorsunuz.

Bazılarına sıkıcı gelebilir, bazıları içinse filmde yaşatılan gerilim daha gerçekçi geldiğinden memnun kalabilirler. Elizabeth Olsen filmin altından çok iyi bir şekilde kalkmış. Bundan sonra işlerinin açılacağının garantisidir bu film :) İlk sinema filmi olduğunu eklemekte fayda var!

imdb : 5.2
sinemalar : 7.8

8 Temmuz 2012 Pazar

The Divide | Mahşer Günü

Nereden geldiği belli olmayan bir patlama ile New York yok olur. Bir grup insan binalarının bodrumuna inerek hayatta kalırlar.

Burada kapana kısılmış, açlık, susuzluk gibi bir çok sebeple artık içlerinde olan vahşiliği dışa vurmaya başlarlar.

Tamamen psikolojik gerilim olan bu filmi çok sevdiğim söylenemez. Yer yer sıkıldığım zamanlar oldu. Alışılmış bir konusu olduğu söylenebilir. O yüzden oyunculuklar bakımından konumlandırmak benim için daha doğru bir analiz olacaktır. Bu tarz filmlerden sıkılmaya başladım artık. Oyunculuklar gayet iyiydi. Hatta filmi kurtaran kısımı kesinlikle burasıydı.

Film 2 saat sürüyor. Bitsin diye bir ara dualardaydım :) Sonlara doğru artık nereye bağlayacaklar nasıl bitecek diye meraklandım da konsantre olabildim. Filmin başından beri gözümüzün önünde olan bir detayı bağlayarak bitirdiler. Fena değildi...

imdb : 5.9
sinemalar : 6.5

29 Nisan 2012 Pazar

Babycall / Ölümün Sesi

Eşinden çocuğuyla şiddet gören bir kadının devlete sığınmasını konu alan bir film.  Bu travmatik bir durum olduğundan dolayı anne çocuğunun üstüne fazlasıyla düşüyor. Hatta geceleri kabusla birlikte kalkıp çocuğunun yanında sürekli uyuyacak, dışarı çıkmasına izin vermeyecek derecede.

Sonunda alışveriş merkezinde gezerken bebek telsizlerini görüyor ve satın alıyor. Böylelikle artık ayrı uyuyabilirler nefes alış verişini duyarak. Telsize karışan başka frekanslardan dolayı çığlık sesleri, şiddetli kavgalar duymaya başlar.

Film sakin bir şekilde ilerliyor. Sanki bir kaç klasik gizem-gerilim filmlerini birleştirip sonuca bağlamışlar gibi. Çünkü tüm bu tarz gerilim filminin unsurlarını barındırıyor. Noomi Rapace oyunculuğu ile filmi kurtarıyor. 1,5 saat süren film bazılarına sıkıcı gelebilir. Çok kötü bir film değil ama çok iyi denilecek bir filmde değil. Vakit geçirmek için iyi bir alternatif.

imdb : 5.9
sinemalar : 7.9

23 Nisan 2012 Pazartesi

The Awakening / Öbür Dünyadan

Savaş zamanı kayıplar nedeniyle herkes ruhlarda teselliyi ararken, bu durumdan yararlanan sahtekarların oyunlarını açığa çıkartıyordur Florence. Ruhların çocuklara göründüğü şikayetiyle eski bir okuldan davet gelir. Florence daveti kabul eder ama iş beklediği gibi sahtekarlık çıkmayacaktır.

Her zaman olduğu gibi kendine güvenen bir kadının yanıldığını anlatan klasik filmlerden biri. Film bittiğinden beri şunu yazarken bile ben böyle bir film izlemiştim ama hangisiydi etkisinden çatlamak üzereyim. Sonunda küçük bir şaşkınlık veren olay meydana gelir. Çok fazla gerilim-korku filmi izleyenlerdenseniz o küçük şaşkınlığı bile yaşayamamanız mümkündür.

Film çok fazla ağır işliyor. Bu yüzden sıkılma yada filmden beklediğinizi bulamama riskiniz fazla. Korku filmi diye kesinlikle izlememelisiniz :) Beklentinizi düşük tutup, sıkılmayacağınız bir günde izlemenizi tavsiye ederim. Rebecca Hall oyunculuğu ile göz dolduruyordu. Filmin belki de en çekilen kısmı Rebecca sayesindeydi. Benim için ne 8 puanı bırakın 6'yı bile hak etmiyor. Zorlasan 5.5 diyebilirim.



imdb : 6.5
Sinemalar : 8.0

6 Mart 2012 Salı

Dream House / Korku Evi

Uzun süre listemin bir köşesinde bekleyen bu filmden pek umudum yoktu. Düşük beklentiler içinde izlediğim için film bittiğinde memnun bir şekildeydim.

Silesiyle daha fazla vakit geçirmek ve kariyerine yazar olarak devam etmek için işinden ayrılan adamın hikayesini anlatıyor. Film ilerledikçe bu işin içinde ne iş var gibi sorularla filmin sonuna kadar gizemini koruyor. Korku filmi değil kesinlikle. Daha önce örneği olan ama en azından akıcı olarak izlemenize izin veren türden. Oyuncular zaten yeterince iddialı isimler olunca filmi bir yerden mutlaka kurtardıkları kesin.

Son sahnelere geldiğinde insanı bir hüzün, bir vah vah nağmeleri sarıyor :) Bu tarz filmleri sevenler için son zamanlarda olan kötülerin en iyisi olarak tabii ki tavsiye edebilirim :)

imdb : 5.7
sinemalar : 6.5

26 Aralık 2011 Pazartesi

Shark Night / Katil Köpekbalığı


Pek sevmem köpekbalıklı filmleri ama bu filmle yıllaaar yıllar sonra bir şans vereyim dedim. Malum 3 boyut gibi yeni yeni özellikler sinema dünyasına karıştı :)

Filmi izlerken sevmediğim bir tür olduğu için gerçekten sıkıldım. Film bu sefer farklı bir yoldan ele alınmış ama yine de hoşuma gitmedi. 

Klasik bir şekilde gençlerin sınav stresini üslerinden atma bahanesiyle sarışın alımlı kızımızın göl evine giderler. Gitmesiyle olaylar başlar zaten. Bu kadar mı şanssızlık olur "Son Durak" film serisi gibi evet olur :)) Zaten "Son Durak" serisinin yapımcılarından :) Göl evinde köpekbalığı ne arar işte orası filmin sırrı zaten :)

Görüntüler, sahneler gayet güzel öyle uyduruk kalitede olan bir film değil. İşleniş bakımından çok sıradan ve sıkıcı geldi. Ahh hayatımın filmi bir daha izleyeyim diye bir durum yaratmıyor :)

Boş vaktiniz için idare ederlik çerez filmlerden :) Filmlerin fragmanları konunun devamında yer alıyor haberiniz olsuuun :)

imdb : 4.0
sinemalar.com : 6.0

10 Aralık 2011 Cumartesi

The Perfect Teacher / Mükemmel Öğretmen


Klasik konu, ikinci sınıf bir filmdi. Aşırı yorgun olmamdan dolayı valla ne yalan söyleyeyim iyi gitti benim için :) Filmde bir öğrencinin saplantılı bir biçimde öğretmenini tavlamak için elinden geleni yapma çabasını izliyoruz.

İkinci sınıf bir film olduğu, oyuncuları ve çekimleri ile belli ediyor zaten. Yinede film kendini sonuna kadar izlettiriyor. Sizde çok yorgunsanız, uyuşmuş bir halde ne olsa izlerim diyorsanız izlemenizi tavsiye ederim onun dışında pek izlemenizi tavsiye etmem.

Yüksek beklentiniz olmasın :)

imdb : 5.0

17 Ekim 2011 Pazartesi

Face in the Crowd / Katilin Yüzü


Film öyle bir başladı ki  işte güzel bir film izlicem dedim resmen !

Arkadaşları ile eğlenceden dönerken bir kadının öldürülüşüne tanık olur ve o sırada telefonu çalar. Katil telefonun sesini duyunca kızımızın peşinde koşar. Köprü üstünde olan boğuşmada kafasını çarparak aşağıya düşer ve bu yüzden Prosopagnosia denilen yüz tanıyamama bozukluğuna yakalanır. 

Film boyunca kimsenin yüzünü tanımadığı için sizde bilemiyorsunuz. Sonuna kadar merak içinde katil kim diyorsunuz. Fakat öyle bir nokta var ki malesef bunu yakalayamamışlar... İnsanları sesinden bile tanıyabilirsiniz. İlla yüzüne bakmanız gerekmiyor. 

Ses kısmını atladıkları için film biraz saçma bir hal alıyor. Filmde sevgilisi ve polisle olan ilişkileride hehhh bunu yapmazsanız olmazdı dedirtiyor. Çok gereksiz sahneler ve hareket olmuş. Onun dışında kullandıkları hastalık tam seri katil filmlerine uyacak türden. Milla Jovovich oyunculuğu ile filmi götürüyor. Güzelliğinide katmamız lazım tabii :)

Malesef güzel bir olayı yakalayıp kullanamayan filmlerden biri daha. Bu berbat havada zamanınızı değerlendirecek kadar da kötü değil :)

sinemalar.com : 6.3
imdb : 5.7

15 Ekim 2011 Cumartesi

Red State / Şeytanın İni


Yurtdışında çok fazla yankı yapmış, tartışmalara konu olan filmi izlemek için meraktan çatlıyordum resmen. Film gerilim desem pek değil, dram desem değil, aksiyon desem son sahnelerden tüm filme yükleyemeyeceğime göre ı-ıhhh, korku hiç değil zaten.

Filmde üç arkadaşın bir internet sitesinden bulup grup seks yapmak için yola çıkmasıyla başlıyor. Aslında öldürülen eşcinsel bir gencin federalleri bile devreye sokacak kadar dikkat çekmesiyle başlıyor. 

Bu üç liseli genç kadının yanına ulaştıklarında içkilerine atılan ilaçlar ile uyutularak kendi kiliselerine götürüyorlar. Burda günaha yatkın insanları özellikle eşcinselleri işkence ederek öldürüyorlar. 

Filmde kilise papazının bitmek bilmeyen vaazı ile ne kadaaaar sıkıldığımı anlatamam. Hayır imkanım olsa ileri sar falan yapıcam ama o da olmuyor. 

Şerif çarpan arabayı bulmak için yola ekip arkadaşını yollar, kilisenin orda bulurlar, o sırada gençler kaçma girişiminde bulunur, şerif yardımcısı destek ister, onlardan olan adamın biri yardımcı şerifi vurur, şerif eşcinsel ve evli olduğu için tehdit ederler fotoğraflarını karına yollarız diye, bu da sinirlenir ajanları devreye sokar.

Ajanlar gider, silahlı çatışmaya girerler falaaaan filan. Bıdı bıdı bıdı ve bıdıııı herkes ölür, papaz hapise gider, ajan terfi alır yaniiiii facia bir film !!

Tepki çekmesi eşcinsellerin ve devletin işleyişine yönelik oynadıkları için yankı uyandırmıştır. Mükemmel Amerikanlar biliyorsunuz, adalete düşkünlerdir :)) Farklı olan yönleri dürüstçe aldıkları için yankı yaratmıştır. 

Hee bu mesajı alsak ne oluuur almasak ne oluuur. Bu filmi izlemek için bahane olmayacak kadar sıkıcı film !

Boş vakit kaybı.

sinemalar.com : 6.1
imdb : 6.4

11 Eylül 2011 Pazar

Loft / Çatı Katı


Beş arkadaşın metreslerini götürmesi için tuttukları çatı katında bir gün geldiklerinde bir kadın cesedi ile karşılaşırlar. Aralarından hangisinin bu cinayeti işlediğini araştırırken işler çığrından çıkar ve birbirlerinden sakladıkları bütün sırlar teker teker ortaya dökülmeye başlar.

Sağ gösterip sol vuran filmi izlemenizi tavsiye ederim.

İlk başlarında sıkıcı gelmişti fakat sonlarına doğru tek bir sahneyi bile kaçırmadan izlemeniz, dikkatinizi vermeniz lazım. 

Bu tarz filmleri seviyorum. Bir çok detay barındıran dolu dolu filmlerden :)

6 Eylül 2011 Salı

Crime D'amour / Aşk Suçu


Acımasız bir patrona sahip olan lsabelle, hakkının yenmesini hazmedemeyerek küçük bir intikam alır. Bu intikam savaşın başlamasına neden olur. Aynı kariyeri isteyen, aynı adam aşık olan iki kadın için hayat tam çekilmez hal alır.

lsabelle işte olan zekiliğini daha büyük bir intikam için kullanır. Kusursuzca bir cinayet planı yapar ve acımasız patronunu, acımasızca öldürür. 

Adım adım cinayetle ilgili detayları izlerken, bir yandanda kendini nasıl akladığını gösteren film tipik Fransız filmi ağırlığında gidiyor. 

Uykum geldiği ve kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda genelde tercih ettiğim bu ağırlıkta olan filmi ben beğendim. Boş vaktinizde izleyebileceğiniz ortalamanın üstünde bir film.

Kanıttan alıntı yaparak "Hiç bir cinayet kusursuz değildir" :)))

imdb puanı : 6.4
sinemalar.com : 5.8