29 Ocak 2012 Pazar

Carnage / Acımasız Tanrı

Acımasız Tanrı filmini pek beğenmedim. Özellikle bir kusma sahnesi vardı görmeyin gitsin yani :)) Uzuuun uzun bir sahne. Temizlenmesine kadar gidiyor. Ben öyle çok iğrenen biri değilim ama iğrenenler için felaket bir sahneydi :)

Film oğulları arasında olan anlaşmazlık sonucu iki ailenin medeni bir şekilde orta yolu bulma çabasıyla başlıyor. Diğer aile bir türlü evden çıkamıyor. İlk başlarda medeni bir şekilde konuşurken sonra kimse çocuklarına toz kondurmamaya başlıyor. Hakaretler başladığında eşlerin kendi aralarında olan kişisel problemleri dökülüyor. Sonra eşler birbirlerini destekliyor, sonra erkekler erkekleri, kadınlar kadınları destekliyor derken bir gün içinde olabilecek her türlü ruh değişimini bir oda içersinde yaşatıyor size :)

Yaklaşımı güzel evet ama ben pek gülmedim :)  Orta karar bir filmdi benim için. Hani o sonucu olmayan bir odada sadece seri muhabbetlerle geçen filmlerden işte :)) Roman Polanski filmlerini severim genelde ama bu film favorilerim arasında olmadığı kesin :)

imdb : 7.5


28 Ocak 2012 Cumartesi

2012 Oscar Adayları


2012 Oscar adayları açıklandı. 26 Şubat gecesini hem kırmızı halı yönünden hem de ödüllerin kimin alacağı yönünden merak ediyorum :) Filmlerden çoğunu izledim zaten ama bu hafta eksiklerimi tamamlamaya bakacağım bulabildiklerimden. En azından ödüller alındığında kimin neden aldığını bileyim değil mi ? :)) 

23 Ocak 2012 Pazartesi

The Tunnel / Tünel

Açıkçası bu filmi nasıl kaçırdığımı bilmiyorum!! Sonunda doğru düzgün bir korku filmi izleyebildim hatta tadı damağımda kaldı :))

Sydney şehrinin altında yer alan tünelin yapımı bir anda devlet tarafından durdurulur. Hatta üstünü kapamaya çalıştıkları bir şeyler vardır. Bunun üstüne kariyeri bitme tehlikesiyle karşılaşan gazetecimiz kendine bir takım yollar arasa bile o tünele bir türlü giremez. bu konuyla ilgili hep engeller ile karşılaşır. Sonunda 4 kişilik bir ekiple o tünele girerler...

Kurtulan kişiler filmde aralarda girip olayın geldiği noktayı anlatıyor. Ayrıca tünelin kamera görüntüleri dışardan olarak bize yansıyor. Eee tabi gazetecilerimiz tüm olayları kaydediyor.

Filmin sonunda asıl ilginç olan bu olayın gerçek olmasıdır !! Devlet ve polis bir şekilde görüntüler olmasına rağmen yetersiz delillerden dolayı araştırmayı sonlandırmış. Kaybolan arkadaşlarının ceseti hiç bir şekilde bir yerde bulunamadı. Tünelin içinde olan o "şeyin" ne olduğu hala bilinmiyor. Beni asıl etkileyen sonunda yer alan bu ve diğer yazılardır.

Filmin puanı çok düşük ama bana göre çok daha yüksek bir puana sahip olması lazım. İlk başlarda yavaş bir şekilde ilerliyor film sonlara doğru hızlanıyor ve sizi germeye yetiyor. Sonda yazan bu yazılar ise ohhhh tadından yenmiyor hafif tırsmaya başlıyorsunuz. Tavsiye ettiğim bir gerilim filmi, altta olan fragmanı izlemeyi unutmayalım ;)
imdb : 6.0

22 Ocak 2012 Pazar

Melancholia / Melankoli

Film iki kardeşi, iki bölümde anlatıyor. Justine bölümü beşeyle başlayan gece ilerledikçe morallerin düşmesine neden oluyor. Gelinin ailesinde olan gerilim, patronunun düğünü olmasına rağmen iş için sıkıştırması, ablasının kocasının düğünün kusursuzluğu için itelemesi, sığınacak yer aradığında anne ve babanın samimiyetsizliği derken Justine karakterinde melankoli'nin ilerlemesine sebep veriyor. Düğünü umursamıyor ve olaylar gece içinde cinsel anlamda başka biriyle olmasına kadar karışık bir hal alıyor. Sonunda terk ediliyor...

Claire bölümüne diğer kardeşe geçtiğinde Justine'nin kronik depresyonu hafiflemeye başlar. Kocasıyla mutlu denebilecek bir evliliğe sahiptir. Kardeşinden nefret ettiğini söylese bile en çok yanında olan ve ona sahip çıkan yine Claire'dir. Melankoli gezegeninin dünyaya çarpmasına 5 gün kalmıştır. Claire bunun yüzünden panik ataklar geçirmektedir. Bilim adamı olan kocası dünyaya çarpmayacağını aksine yanından geçip gideceğini söylemesine rağmen rahatlamaz.Dünyanın sonu biri için kurtuluş diğeri için yıkımdır.

Film yine herkesin izleyemeyeceği türden bir filmdi. Bir çok kişi sıkıcı ve anlamsız bulabilir. Benim için iyi bir filmdi. İki farklı hissi, iki farklı düşünceyi bir kardeşte birleştirmek, oyunculuklar ve görsellik ile tamamlanınca güzel bir film ortaya çıkmış. Yine ilginç bir Lars Von Trier filmiydi... Charlotte Gainsbourg ile Kirsten Dunst'ın oyunculuğu yabana atılacak türden kesinlikle değildi.

Sinemalar.com : 6.2
imdb : 7.4

The Artist / Artist

Filme başlamadan önce çok tedirgindim. Siyah beyaz film izlemeyi severim zaten ama hiç konuşmadan çekilmiş siyah beyaz bir filme ne kadar dayanabilirdim bilmiyordum :) Ayrıca eski filmlerde olan görüntüyle saniyede 22 kare ile izlediğimiz bir film :)) Üstüne Fransız filmi denilice düşünün artık bir çok kişi için sıkıcı öğelerin hepsi burada gibi :))

Film başladığında ilk 5-10 dk korkmaya devam ettim sonra filmin akışına kendimi nasıl kaptırdığımı fark ettim. Gülümseten sahneleri vardı, sanki yeni çekilen bir film değilmiş, önemli bir klasiği izliyormuş gibi...

Hollywood'un çok ünlü sessiz film aktörünün sesli filmler ile inişini, şans eseri ünlü olan aktristin sesli filmler ile çıkışını izliyoruz. Aralarında olan sonsuz bağ ve tesadüfler ile birbirlerinden kopamamalarını anlatıyor. Film boyunca keşke konuşsalarmış dediğim hiç bir yer olmadı. Çok güzel bir şekilde duygular verilmiş!

Herkesin izleyebileceği ve herkese hitap eden bir film kesinlikle değil. Film evet güzel, sıkmıyor, izlettiriyor ama yeni bulunan bir şey değil. Bunlar zaten daha önce vardı :)) Oscar adayları açıklandıktan sonra seçeneklerde alternatif ararım çünkü günümüzde benim için konusuyla, konuşmalarıyla, oyunculuklarıyla farklılık yaratmış olan bir filmi tercih ederim. Konu olarak çok değişik aman aman dedirttirmiyor. Klasik aşk filmlerinden sonuçta :)

Jean Dujardin Oscar ödüllerini zorlayacak gibi görünüyor, oyunculuğu gerçekten iyiydi. Ben bu filme büyük rakip olarak The Tree of Life filmini veririm. Hatta bir kaç adım önde görürüm. Çok az konuşmanın olduğu, görsel ve duygusal olarak zengin bir şekilde anlatan film. Evet renkli, evet günümüz teknolojisi var, benim için en önemli farkı konusu. Bir babayla çocuklarının arasında doğumundan başlayan süreci muhteşem bir şekilde anlatmış. Klasik bir aşk hikayesini günümüz sanat filmi olarak, eski teknikler, iyi bir kadro ile allayıp pullayıp önümüze sermek benim için kandırıcı unsur değildir kesinlikle.

Sinemalar.com : 5.9
imdb : 8.5