17 Ekim 2011 Pazartesi

Face in the Crowd / Katilin Yüzü


Film öyle bir başladı ki  işte güzel bir film izlicem dedim resmen !

Arkadaşları ile eğlenceden dönerken bir kadının öldürülüşüne tanık olur ve o sırada telefonu çalar. Katil telefonun sesini duyunca kızımızın peşinde koşar. Köprü üstünde olan boğuşmada kafasını çarparak aşağıya düşer ve bu yüzden Prosopagnosia denilen yüz tanıyamama bozukluğuna yakalanır. 

Film boyunca kimsenin yüzünü tanımadığı için sizde bilemiyorsunuz. Sonuna kadar merak içinde katil kim diyorsunuz. Fakat öyle bir nokta var ki malesef bunu yakalayamamışlar... İnsanları sesinden bile tanıyabilirsiniz. İlla yüzüne bakmanız gerekmiyor. 

Ses kısmını atladıkları için film biraz saçma bir hal alıyor. Filmde sevgilisi ve polisle olan ilişkileride hehhh bunu yapmazsanız olmazdı dedirtiyor. Çok gereksiz sahneler ve hareket olmuş. Onun dışında kullandıkları hastalık tam seri katil filmlerine uyacak türden. Milla Jovovich oyunculuğu ile filmi götürüyor. Güzelliğinide katmamız lazım tabii :)

Malesef güzel bir olayı yakalayıp kullanamayan filmlerden biri daha. Bu berbat havada zamanınızı değerlendirecek kadar da kötü değil :)

sinemalar.com : 6.3
imdb : 5.7

Midnight in Paris / Pariste Geceler


Woody Allen filmlerini pek sevmem sevemem. Sanırım adama daha özel hayatından kılım :)) Bilmeyenler için küçük bir dedikodu yapalım. Woddy Allen Mia Farrow ile birlikteyken bir evlatlık alırlar. Beslerler büyütürler ve üvey kızı Soon Yi Previn ile birlikte olduklarını açıklarlar. Mia ile tabiki herşey o anda biter. Sonra üvey kızı ile evlenir böyle sapkın bir aile yaşantısıdır yani ondaki kafa.

Herneyse filme gelince Woody Allen filmi değilmiş gibi izlemeyi tercih ettim. Film Paris'in muhteşem görüntüleri ile başlıyor ve film boyunca her sokağına, her yerine neredeyse sizi aşık ediyor. Tam bir Paris filmi.

Konu olarak adamın hayal dünyası gibi işlenmiş olsa bile her gece gelip geçmişe götüren arabanın aslında gerçek olduğunu filmin sonunda görüyorsunuz.

Adamın nişanlısı ile ilgili kopuk ilişkileri film boyunca sinir ediyor. Evlilik hazırlıkları yaparken kızın bu kadar bencilce ben gelmem, ben bunu istiyorum, buna yetişcez gibi tavırları ahaaa adam tabiki başka kadına kayar dedirtiyor. Zaten bizde öyle diyelim diye bugüne kadar gelen ilişkiyi bir anda kötü göstermeye başlıyor.

Bambaşka bir dünya ve bambaşka konu ile dikkatimi çeksede film boyunca gerçekten sıkıldım. Uzattıkça bazı  detayları uzatmışlarda uzatmışlar. 

Gil karakteri kitabı için Pariste. Orda yaşamak ve yazar olmak istiyor. Nişanlı desteklemiyor. Antikacı dükkanı olan bir karakteri anlatıyor kitabında. Sonra bir antikacı dükkanı olan kadınla tanışıyor. Herşey Adriana karakterinin üstüne gitsede filmde sağ gösterip sol vuruyorlar. Aslında iki sahnede geçen olayı dikkatsiz izleyenler için kaçırabilincek bir detay. Sonu noldu ne alaka dedirtebilir.

Filmde bir çıkış bekledim. O çıkışta sanırım son 10 dk içinde oldu bitti. Eeee bu muydu yani dedim.

O 10 dk. belki 5 dk bile gelmiyor insan için. Güzel bir şey yakalanmış ama yavan bir tadı vardı filmin benim için. Paris görüntüleri kusursuzdu, konu muhteşem yakalanmış ama işleniş ile kendini bitiren filmlerdendi benim için.

sinemalar.com : 6.1
imdb : 8.0

15 Ekim 2011 Cumartesi

Modern Family


İlk sezonu bir çırpıda izleyip bitirdiğim Modern Family dizisini uzun zamandır merak ediyordum. Fırsat bulamadığım için izleyemedim. 

Dizi boşluğumda ben çok sevdim. Karakterlerin hem komik, hem gerçekçi olması çok daha fazla içine çekiyor dizinin. Aralarda durum yorumlarına özellikle bayılıyorum. Daha sık yapmalılar bence :))

Komedi dizisi isteyenlere rahatlıkla tavsiye ediyorum. 

Gossip Girl 5. Sezon 3. Bölüm


Blair'in hamilelik durumu beni hiç meraklandırmıyordu. Taaa ki şu bölüme kadar. Prensinden olduğunu söylesede zarfı hala açmadığı için kesin olarak bilemiyoruz.

Chuck kazadan sonra kendini toplayamadı. Bunun için doktora bile gitmiyor chuckasım geliyor resmen. Bu bölümde onu ağlarken gördüm yaaa içimin yağları eridi resmen. Ben niye hep dizilerde kötü çocukları seviyorum anlamadım :)))

Baaak buraya yazıyorum o çocuuuuğun babası Chuck Bass !

The Vampire Diaries 3. Sezon 5. Bölüm


The Vampire Diaries son bölümünüz izlediniz miiii ??

Bir ara izlerken bunlar tatile girmiyorlar, sezon finali yapmıyorlar dimi dedim resmen ! Ne muhteşem bölümdü böyle :)

Ortalık iyice kızıştı resmen. Klaus bitti, Michael çıkıyor başımıza ! Stefan'da kapattı artık duygularını. Bak Elena devir artık Damon devridir. Bırahhh şunu yaaa ne hali varsa görsün :)))

Sonraki bölümü resmen çatır çatır çatlayarak bekliyorum :)